sadece rüyanda tanıştığın biriyle yapılan o diyalog.
Bazen hic tanismadigim birini tanimaya karsi inanilmaz bir istek duyabiliyorum. Fakat bu durum o insanin sadece ruya aleminde arkadasim olmasi gercegiyle duvara tokezleyebiliyor. Diger yandan herhangi bir olasilikta (mesela ruyalardaki olasiliklarda) konusabildigimizi bilmekse anlasabilecegimizi hisseden yanimi destekliyor. Sanki birbirimizi anlayabilecegimizi hisseden o yanim cok hakli. Bunu gecmiste sadece ruyalarimda varligi olan kisilere karsi hissettigimde uyandigimda surekli o kisiyle konusma istegi yuzunden tekrar uyumak ve o ruyadaki dunyaya donmek isterdim. Surekli konusalim dusuncelerimizi paylasalim isterdim ve bu hayranliktan farkli olarak o kisinin kisiligine ve bilgisine olan merakimdan kaynaklanirdi. Bir yandan ruya aleminde aslinda kendi bilincaltimin urettigi bir varlikla konustugumu bilsem de buna inanmak zorlasirdi. Mesela gercekten tanisabilirsek yapabilecegimiz diyalogun ve muhabbetin verecegi hazzi hayal eder mutlu olurdum.
Diyalog yani diger bir insanla karsilikli konusma ve birbirini anlamaya calisma hali kadar dunyada tatmin edebilen cok az sey var. Birbirine dusuncelerini acmak sevdigin ya da sevmedigin seyler hakkinda konusmak bazen bir insana sarilmaktan ya da opmekten daha fazla etkileyici bir surec olabiliyor. Ruyalarimda o kisiyle gecirdigim surec arttikca o insanla konusmayi aklimdan cikarip ruya gercekligini geride birakip bu dunyaya donmenin zor oldugu zamanlarda ne yapacagimi bilemiyorum bazen. Sanki ruya gercekliginde de suregelen bir hayatim varmiscasina o insanla konusabileceklerimizi, yapabilecegimiz uzun yuruyusleri ve aksam yemeklerini hayal ederek muhtemel sohbet konularimizi dusunurken buluyorum kendimi. O kisinin ilgi alanlarini ve dusunce sekillerini tahmin etmeye calismak basli basina zevk veren bu surecin parcasi oluveriyorlar. Kafamda kurdugum ve ruyalarimda sohbet ettigim kisiler genelde insanlarin sahip olabileceginden daha ilginc yanlara sahip oluyorlar ister istemez.
Gecmiste bu 'insanlarla konusmayi onlari derinden tanimayi sevme' durumunu ve 'o surecin getirdigi diyaloglara karsi duydugum istegi' o kisiye duydugumu sandigim sevgiyle karistirdigim zamanlar olmustu. Derin konusmalari sevme durumum cogu zaman o konusmalari yaptigim kisinin otesinde ve ustunde bir sevgi durumuydu oysa ki. Aslinda insanlarin bu tarz derin konusmalar yaptiklarinda cogunlukla birbirlerine karsi sevgi ve ilgi duymaya baslamalarinin sebebinin de bu oldugunu dusunuyorum. O konusmalarin derinligine duydugumuz sevgi o kisiye duydugumuz sevgiyi ister istemez oldugundan yukariya cekiyor. Cunku diger insanlarla genelde daha az derin diyaloglar icine girdigimiz icin bu tarz derin konusmalari yasadigimizda o kisiye karsi ekstra bir ilgi duymaya basliyoruz elimizde olmadan ve bu durumda o kisinin kendisine mi yoksa yaptigimiz konusma yuzuden ve bu konusmaya dair mi sevgi duydugumuzu anlamakta zorlanabiliyoruz. Derin konusmalar yapmaya devam ettikce de o kisiye karsi duygusal olarak kurdugumuz bag gucleniyor. Felsefe ise bu konusmalari her gun baska insanlarla yapabilme firsati veriyor bana ve sanirim bu sebepten dolayi zaman icinde o diyalogun kendi yuceligine dair duydugum o ust seviye sevgiyi ayirt edebilmeyi ogrendim. Derin diyaloglara duydugum sevgi ve ozlem sayesinde de bu diyaloglari yapabildigim insanlara karsi ekstra olarak evrensel seviyede bir sevgi duymaya basladim. Fark ettikce birbirini besledi bu iki farkli sevgi turu.
Aklima yillar once izledigim su filmi getirdi bu dusunduklerim. En sevdigim filmlerden biridir La science des rêves (2006).
Yorumlar
Yorum Gönder