Kayıtlar

Haziran, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"kaynayan çaydanlığın mutfağa diktiği o kokulu ağaç"

Mavinin daha çok gökyüzüne yakıştığını kabullenmesi yıllarını almıştı. O açık berraklığın onun bulanıklığına uymaması pek de şaşılacak bir şey değildi. Oysa yeşil. Yeşil farklıydı. En çok yeşil kazaklarını seviyordu bu yüzden. Kavrıyordu onu, sarıyordu tüm vücudunu yemyeşil bir orman. Yağmurlar besliyordu bu ormanı. Gökyüzüne imreniyordu bu orman. Ulaşamayacağı o maviliğe. Arada rüzgarlarıyla, yağmurlarıyla yetinmek zorunda kaldığı o büyüleyici duru mavilik. --- Babası usulca yanına oturup, sanki saatlerdir bir muhabbetin içindelermiş de bunu devam ettiriyormuş gibi sordu: "Edebiyatı sevmene hem seviniyorum hem üzülüyorum."dedi. Neyin gerçek neyin kurgu olduğunu karıştırmak mı kastettiği diye düşünerek babasının yıllara karşı koyamamış göz kenarındaki çizgilerini daha da bir fark ederek yüzüne şaşkınca baktı. Babası istediği ilgiyi toplamıştı belli ki hemen lafına devam etti bu küçük duraksama sonrası: "Edebiyatın seven insanların gelgitleri olur, dalgaları, fırt...